Aileiçi iletişim Günümüzde pek çok aile çocukları ergen yaşa geldiklerinde aralarında bir iletişim eksikliği olduğunu farkederler. 18.01.2012 - 15:42 |
Bubakış açısıyla, stresle başa çıkma yöntemleri; meditasyon, günlük tutmak, derin nefes almak ve stresi azaltan kişisel bakım için diğer teknikleri içerebilir. Bununla birlikte, stres tümüyle kötü değildir ve stresin bizim üzerimizde zararlı bir etkisinin olup olmayacağında kilit rol
Aileiçinde şiddete uğramış hasta çocuk ile sağlık ekibi arasındaki iletişim Hasta ile sağlık ekibi arasında geçen iletişimin olumlu ve olumsuz yönleri (242). Sağlık ekibi (242, 244, 245, 246 ve 247) ifadelerde bir iletişim planı sergilemekte, içerik olarak hepsi olumlu ifadeler içeren konuşmalar, hastanın
Aileiçi iletişimin temelini ebeveynlerin birbirine karşı iletişimi, tutumu ve davranışları oluşturur. Kur’an açısından aile, dini değerlerin bir aktarım merkezidir. Bu eser, Kur’an’a yansıyan aile tipolojilerini olumlu ve olumsuz yönleriyle ele alarak, temel mesajlar çerçevesinde okuyucuya aile içi ilişkiler konusunda ipuçları veriyor.
Ailenintemel gereksinimlerini 7 alt başlıkta inceleyebiliriz. 1.Değerli olma duygusu: Aile içindeki etkileşim çocukları “ben değerliyim” ya da “değersizim” duygusuna götürür. Bu gereksinim aile içinde yerine getirilmezse çocuk yollarla bu duyguyu elde etmeye çalışır. Ergenlik çağındaki erkek çocukların çete
FSnNq. İletişim dediğimiz şey, bir duygunun veya bir düşüncenin karşı tarafa doğru ve sağlıklı bir şekilde aktarılmasıdır. İşte bundan dolayı, anne babaların çocuklarıyla açık ve etkili iletişim kurabilmeleri oldukça önemlidir. Açık, etkili bir iletişim ailenin her üyesi için yararlıdır. Etkili iletişim gerçekleştiğinde, ebeveynler ve çocukları arasındaki ilişkiler büyük ölçüde daha iyi bir hal alır. Genel olarak, ebeveynler ve çocukları arasındaki iletişim iyiyse, aralarındaki ilişki de bir o kadar iletişim kurmayı ebeveynlerini izleyerek öğrenirler. Ebeveynler açık ve etkili bir şekilde iletişim kurarlarsa, çocuklarının da sağlıklı iletişim kurması daha muhtemeldir. İyi iletişim becerileri, çocuklara tüm yaşamları boyunca fayda sağlayacaktır. Çocuklar, ebeveynlerinin onlarla nasıl iletişim kurduğuna bağlı olarak kendileri hakkında fikir ve inançlar oluşturmaya başlar. Ebeveynler çocuklarıyla etkili bir şekilde iletişim kurduklarında, onlara saygı gösterirler. Çocuklar daha sonra ebeveynleri tarafından duyulduklarını ve anlaşıldıklarını hissetmeye başlarlar, bu da çocukta benlik saygısını artırır. Öte yandan, ebeveynler ve çocuklar arasındaki olumsuz iletişim, çocukların önemsiz, duyulmamış veya yanlış anlaşıldıklarına inanmalarına neden olabilir. Bu tür çocuklar da anne babalarına güvenmekte zorluk ve Çocuk İletişimi Nasıl Olmalıdır?Anne-baba ve çocuk iletişiminin sağlıklı olması için ebeveynlere büyük iş düşer. Çünkü çocuk, iletişim kurmayı ebeveynlerinden öğrenir ve gördüğü şeyleri yapmaya eğilimlidir. Gelin şimdi çocuğunuzun sağlıklı iletişim kurabilmesi için anne babanın neler yapması gerektiğine bir göz çocuğun seviyesine çocuklarıyla iletişim kurarken hem sözlü hem de fiziksel olarak çocuklarının seviyesine inmeleridir. Sözlü olarak, ebeveynler, çocuklarının kolayca anlayabileceği, yaşa uygun bir dil kullanmaya çalışmalıdır. Küçük çocuklarda bu basit kelimeler kullanılarak yapılabilir. Ebeveynler, çocuklarının neleri anlayabildiğini öğrenmeye çalışmalı ve çocuklarının anlayamayacakları şekilde iletişim kurmamaya çalışmalıdır. Örneğin, anne ve babalar çocuklarıyla konuşurken veya onlarla iletişim kurarken fiziksel olarak onlara tepeden bakmamalıdır. Bunun yerine, diz çökerek, oturarak, çömelerek vb. kendilerini alçaltarak çocuklarının seviyesine inmeye çalışmalıdırlar. Bu, göz temasını sürdürmeyi çok daha kolay hale getirecek ve çocuk, karşısındaki tarafından dinlendiğini çocuğu dikkatli bir şekilde öğrenilmesi ve uygulanması gereken bir beceridir. Dinleme, etkili iletişimin önemli bir parçasıdır. Ebeveynler çocuklarını dinlediğinde, onlara ilgilendiklerini gösterirler ve çocuklarının söylediklerini önemserler. İyi bir dinleyici olmanın en önemli unsurları şu şekilde sıralanabilir1- Göz teması kurmakÇocukları ile göz teması kuran ebeveynler, çocuklarına ilgili olduklarını ve onlarla ilgilendiklerini gösterirler. Eğer göz teması kurulmazsa, çocuk ebeveyni tarafından dinlenmediğini Dikkat dağıtıcıları ortadan kaldırmakÇocuklar konuşmak istediklerinde anne babalar tüm dikkatlerini onlara vermelidir. Yaptıklarını bir kenara bırakmalı ve tüm dikkatlerini onlara vermelidirler. Örneğin, ebeveynler, çocukları onlarla iletişim kurmaya çalışırken gazete okumaya veya televizyon izlemeye devam ederse, çocuklar, ebeveynlerinin söyleyecekleriyle ilgilenmediği mesajını Söz kesmeden dinlemekEbeveynler, çocukları konuşurken onların sözünü kesmemelidir. Çocuğun sözünü kesmeden, bir gülümseme veya bir dokunuşla onları cesaretlendirebilirler. İletişimi Engelleyen Anne-baba Tutumları Nelerdir?Sağlıklı iletişim kurmak ebeveyn ve çocuğun arasındaki bağı güçlendirirken bazı ebeveyn tutumları, çocuğu iletişim kurmaktan uzaklaştırır. Çünkü çocuk rahatsız hisseder ve iletişim kurmaktan çekinir. Şimdi gelin bu tutumların neler olduğuna bir göz Sürekli ders veren ebeveynBazı ebeveynler, daha önce söylemiş oldukları şeyleri sürekli tekrar eder ve genellikle çocuğa ders vermek isterler. Ebeveynler, çocuklarına bir şeyi bir kez söylediklerinde söylenen şeyin daha değerli olacağını unutmamalıdır. Ebeveynin sürekli ders vermesi ve söylediklerini tekrar etmesi, çocukların ebeveyni dinlemek istememelerine veya savunmaya geçmelerine neden Sürekli olarak çocuğun sözünü kesen ebeveynÇocuklar konuşurken, ebeveynler onlara söylediklerini bitirme fırsatı vermelidir. Bu aslında en temel nezaket kurallarından biridir. Ebeveynleriyle tek kelime konuşamayacaklarını veya sürekli lafının kesileceğini hisseden çocuklar, ebeveynleri ile iletişim kurmaktan kaçınmaya başlar. 3- Sürekli eleştiri yapan ebeveynEbeveynler, çocuklarının düşüncelerini, duygularını, fikirlerini veya kendilerini eleştirmekten kaçınmalıdır. Çocuklar genellikle bu tür eleştirileri, doğrudan saldırı olarak görür ve bunun sonucu olarak çocuğun benlik saygısı düşebilir. Ebeveynler çocukların kendilerini değil, davranışları veya çocukların yaptıklarını eleştirmelidir. Yapılan eleştiriler kırıcı değil yapılandırıcı Geçmişi irdeleyen ebeveynBir sorun veya çatışma çözüldüğünde, ebeveynler bundan bir daha bahsetmemeye çalışmalıdır. Çocukların temiz bir sayfa ile yeniden başlamalarına izin verilmelidir. Sürekli olarak çocuklarının geçmişte yaptıkları hataları gündeme getiren ebeveynler, farkında olmadan çocuklarına kin tutmayı Suçluluk duygusu kullanarak çocukları kontrol etmeye çalışan ebeveynBu davranıştan dolayı, çocuklar düşünceleri, duyguları ve/veya eylemleri nedeniyle suçlu hisseder. Suçluluk duygusunu çocuklarını kontrol etmek için kullanan ebeveynler, çocuğu ile arasındaki bağa oldukça zarar verir. Her konuşmada suçlanacağını düşünen çocuk, iletişimden Alaycı bir tavır sergileyen ebeveynEbeveynler, ses tonlarıyla söylediklerinin tersini ima ettiklerinde çocukları ile alay etmiş olurlar. Alaycı bir tavrın olması, çocukların özgüvenini oldukça düşürür. Alay etmek, çocukları ile etkili bir şekilde iletişim kurmaya çalışan ebeveynler için iyi bir araç Çocuğunu küçük düşürme eğiliminde olan ebeveynBir ebeveyn, çocuğuna isim takarak, onunla alay ederek, çocuğu yargılayarak veya suçlayarak çocuğunu farkında olmadan küçük düşürmüş olur. Küçümsemeler etkili iletişime zarar verir. Aşağılamalar çocukların benlik saygısına zarar verebilir. Ebeveynleri tarafından küçük düşürülen çocuklar, kendilerini genellikle reddedilmiş, sevilmemiş ve yetersiz Çocuğunu sürekli tehdit eden ebeveynTehditler zaman zaman etkili olsa da genellikle çocukların ebeveynlerine karşı kendilerini güçsüz ve kırgın hissetmelerine neden Çocuğunun duygularını göz ardı eden ebeveynÇocuklar ebeveynlerine nasıl hissettiklerini söylediğinde, ebeveynler bu duyguları hafife almamalıdır. Örneğin, bir ebeveyn, çocuğunun bir basketbol maçını kaybettiği için üzülmemesi gerektiğini düşünüyorsa, bunu söylememelidir. Bunun yerine ebeveynler destekleyici bir şey söylemelidir. Örneğin, “Gerçekten kazanmak istediğini biliyorum. Bazen kaybetmek zordur.” gibi cümleler çocuk için daha destekleyici olabilir. Küçük çocuklarda bu basit, somut kelimeler kullanılarak yapılabilir. Çocukların duygularını ebeveynleri tarafından desteklenmesi gerekir. Ebeveynler, çocuklarına duyguları konusunda olabildiğince anlayış göstermelidir. Aksi takdirde, çocuklar ebeveynleri tarafından yanlış anlaşıldıklarını hissedeceklerdir. Sağlıklı ve Etkili Bir İletişim İçin Neler Yapılmalıdır?Etkili ve açık iletişim kurmak çok fazla pratik gerektirir. Ebeveynler çocuklarının veya kendilerinin mükemmel olmayacaklarını hatırlamalıdır. Ebeveynler de hata yapar. Önemli olan anne babaların çocukları etkili iletişim kurmak için çaba göstermeleridir. Olumlu Anne-baba Tutumları Nelerdir? Çocukları ile sağlıklı bir iletişim kurmak isteyen ebeveynler, bazı tutumlara sahip olmalıdır. Olumlu ebeveynlik literatürü ile birleştirilen bu tutumlar şu şekilde ebeveynlik, çocuğa rehber bir şeyler öğretmeyi zor anlarında yanında ihtiyaçlarına karşı iletişim sevgiyi için duygusal güvenlik sıcaklık sevgi olumlu olanı gelişim aşamalarına ve bu aşamalarda yaşadığı her şeye saygı başarıları özsaygısını yanlış bir davranış sergilediği takdirde çocuğun ruhunu kırmadan onu olumsuz etki yaratmadan çocuğa disiplini Tutumlarının Çocuklar Üzerindeki Etkileri Nelerdir?Ebeveynler, çocuklarının davranışlarını büyük ölçüde etkiler. Çocuklar tıpkı bir sünger gibidir. Çocuk, ebeveynin yaptığı her şeyi model alır ve gördüklerini kendi hayatlarına uyarlar. Ebeveynlerin çocukları için doğru örnek olması, bundan dolayı oldukça önemlidir. Olumsuz örnekler çocuğun gelişimine zarar verebilir ve çocukta kötü davranışların oluşmasına yol gördüğü veya yaşadığı her şey onlarda birer iz bırakır. Örneğin, ebeveynleri tarafından kötü davranılan veya önemsenmeyen çocuklar, bir dizi antisosyal ve yıkıcı davranışlar geliştirir. Bunun nedeni, kötü tutuma maruz kalan çocukların bu tutum ile başa çıkmaya ve neden bu tutuma maruz kaldıklarını anlamaya çalışmalarıdır. Çocuklarına kötü tutumlar sergileyen ebeveynler, çocuklarının saldırgan olmasına, öğrenme sorunları yaşamasına ve hatta uyuşturucu veya alkol gibi alışkanlıklar edinmesine neden olabilir. Kötü bir tutum, bir çocuğun iç ve dış dünyasını yok gördüklerini taklit etme eğilimindedir. Çünkü ebeveynlerini rol model olarak alırlar. Örneğin, ebeveynler arasında meydana gelen bir tartışmanın adil ve olgun bir şekilde yapıldığını gören bir çocuk çatışmaların nasıl çözüldüğünü görür ve bunu kendi hayatına uyarlar. Çatışmaların kavga veya şiddet ile sonuçlandığını gören çocuklar ise ebeveynlerinin tartışmaları için kendilerini suçlayabilir ve gelecek yıllarda bu travmanın sonuçları ile mücadele edebilir. Çocuklar düşük benlik saygısı geliştirebilir ve hatta diğer çocuklara karşı şiddet kullanmaya Sağlıklı İletişim Kurmanın Yolları Nelerdir? Çocuğunuzun ile sağlıklı iletişim kurmak veya mevcut ilişkinizi daha iyi bir hale mi getirmek istiyorsunuz? O halde sunacağımız önerileri dikkatle dinleyin ve günlük hayatınıza dahil etmeye Çocuğunuzu dikkatli bir şekilde konuşmak istediğini hissettiğinizde, tüm dikkatinizi ona verin. Onlarla göz teması kurun, gerekirse çocuğunuzun seviyesine inmek için diz çökün. Ona onu ne kadar iyi bir şekilde dinlediğinizi Duyguyu sözlerinde veya beden dilinde belirgin bir duygu varsa, o duyguya odaklanın. Gözlem yapın ve zaman zaman sözlerini tekrar edin. Bu, çocuğunuzu ve onun duygularını ciddiye aldığınız mesajını verecektir. Örneğin, “Hava karardıktan sonra dışarı çıkıp oynamana izin vermediğim için mi üzgünsün?” diyebilirsiniz. Buna benzer ifadeler daha sonra çocuğunuzun yanıt vermesini sağlar ve böylece daha çok sohbet etme şansı Çocuğunuzun duygularını kabul bir başka kişiye, özellikle de bir çocuğa verebileceğimiz en güçlü ve rahatlatıcı tepkilerden biridir. Bu duyguları kabul ettiğinizde, onları doğrularsınız. Çoğu zaman, duygularının kabul edilmesi, çocuğun mecvut problemle başa çıkmaya başlaması için ihtiyaç duyduğu tek şeydir. Bir çocuğun duygularını onayladığınızda, onu bu duyguya karşı duyarlı hale getirir, o duyguyu hissetmesine izin vermiş Bırakın çocuğunuz hata size karşı çıktığında, bunun yanlış bir davranış olduğunu düşünseniz bile durumu hemen düzeltmeyin veya hemen tepki vermeyin. Cevap vermeden önce çocuğunuzu dinleyin. Hatta konu ve sergilediği davranış hakkında ona soru sorun. Bu yaklaşım, çocuğunuzun duygularını kabul eder ve onların daha çok konuşmasını Durumu çocuğunuzun gözünden görmeye vermeden önce kendinizi çocuğunuz yerine koymaya çalışın. Çoğu zaman çocuklarımızın yetişkinlere benzer düşünme biçimlerini anlamalarını bekleriz ve onların durumu nasıl düşündüklerini veya nasıl gördüklerini dikkate almayız. Örneğin, eşinizle beraber gece vakti evden çıktığınızda, çocuğunuz sizin ayrılmanızı istemediği için bakıcının önünde duygusal bir çöküş yaşar. Sinirlenebilir, çocuğunuzun davranışını görmezden gelebilir veya kendinize şu soruyu sorabilirsiniz Çocuğum şu anda ne söylemeye çalışıyor; benim dikkat etmemi gerektirecek ne ihtiyacı olabilir ki? Örneğin, bu tutumu rahatlık, güvenlik veya anlamadığınız başka bir şeye olan ihtiyacından mı kaynaklanıyor? Bazı davranışların gelişimsel ihtiyaçları ile bağlantılı olduğunu gördüğünüzde, uygun bir müdahale ile akılcı ve sabırlı olmak daha Çocuğunuzu utandırmaktan kaçının. Bunun yerine sergilediği davranışa çocuğu sürekli olarak utandırmak, çocuğun özgüveninin düşmesine neden olur. Örneğin, 10 yaşındaki bir çocuk yemekte üç kez sütünü deviriyor diyelim ve babası öfkeyle şu sözleri söylüyor olsun “Aptal mısın? Daha dikkatli olsana!” Bu gibi ifadeler zamanla çocuğun aklına kazınır ve çocuğun kendisini kusurlu hissetmesine neden olur. Burada yapılması gereken şey çocuğu rahatlatmaktır. Aynı durum göz önüne alındığında babanın şu sözleri söylemesi çok daha iyi olacaktır “Sorun değil oğlum. Gel masayı temizlemek için bir havlu alalım. Herkes hata yapar.” Bir çocuk destekleyici ve teşvik edici bir şekilde talimat verilirse davranışını düzeltmeyi Çocuğunuzu çözüm bulmaya aynı fikirde olmadığınız bir durumla karşılaştığınızda, çocuğunuza ne olmasını ya da neyi değiştirmek istediğini sorun. Bu, çocuğun her sorun için birden fazla seçenek olduğunu görmesini sağlar. Çocuklarımızı çözümün bir parçası olmaya teşvik ettiğimizde, genellikle sorunu çözmek için daha fazla motivasyona sahip olurlar. Bizden söylemesi!Aile İçi İletişim Sorunlarında Psikiyatrik Destek Ne Zaman Alınmalıdır? Zaman zaman her ailede sorunlar olur. Ancak bu sorunların sürekli hale gelmesi, aile fertlerini oldukça kötü etkiler. Aile fertleri arasındaki çatışmalar, olumlu bir şekilde çözülmeli ve ortak bir sonuca varılmalıdır. Aile içi iletişim sorunlarından meydana gelen sorunlar için ise uzman bir doktordan destek almak oldukça önemlidir. Bir çocuk ve ergen terapisti devreye girip sorunların çözülmesine yardımcı olur. Terapideki amaç, bütün aileyi bir arada tutmak, aile ilişkilerini geliştirmek ve aradaki bağı güçlendirmektir. Terapist aynı zamanda ebeveyn ve çocuklarla da özel olarak çalışır. Aradaki bağın zayıf olduğu takdirde terapist, hem çocuk ile hem de ebeveyn ile iletişime geçer. Hangi tarafın daha olumlu olması gerektiğine karar verir. Örneğin, çocuğunu sürekli olarak azarlayan veya tehdit eden bir ebeveyn ile ayrı bir çalışma gerçekleştirilir. Eğer aile içi iletişim sorunlarından etkilenmiş bir çocuk var ise, çocuk ile hem bu konu üzerine odaklanılır hem de çocuğa öz benlik saygısı kazandırılmaya çalışılır. Bu sayede hem mevcut sorunlar çözüme kavuşturulur hem çocuğun gelişimi için önemli bir adım atılır. Dr. Bilge Merve Kalaycı ve Aile İçi İletişim SorunlarıHer ailede zaman zaman iletişim sorunları meydana gelebilir. Bu sorunlar, ebeveyn veya çocuk kaynaklı olabilir. Eğer her şey yolunda olsa da çocuk iletişim sorunları yaşıyorsa mevcut durumun çocuğun yaşamını olumsuz olarak etkilememesi için acilen gerekli desteğin alınması önerilir. Çocuk ve Ergen Psikatri Uzmanları ve uzman psikologlar aracılığı ile de bu tür problemlerde danışmanlık alınabilir. Bu noktada önemli olan şey, çocuğun yeterince gözlemlenmiş ilinde yer alan birçok uzman bu konuda hizmet vermektedir. Eğer siz de çocuğunuzun aile içi iletişim sorunlarına neden olduğundan veya bu sorunu yaşadığından endişe duyuyorsanız dilediğiniz zaman Uzman Dr. Psikiyatrist Bilge Merve Kalaycıdan randevu alabilirsiniz. Tedavi sürecinde sadece hekimin başarılı olması yeterli olmamaktadır. Bu süreçte ailenin yanı sıra sosyal çevre de önemli hale gelir. Tedavinin en temel amacı çocuk için yaşam kalitesini en üst seviyelere taşımaktır. Bu temel amaç, hem tedavi süreci hem terapiler hem de ailenin desteği ile sonuç ZorbalığıÇocuklarda Alt Islatma EnürezisÇocuklarda Kaka Kaçırma EnkoprezisÇocuklara Boşanma Konusunda Açıklama Ne Zaman YapılmalıÇocuk ve Bebeklerde Yaşlara Göre Gelişimsel DönemlerÇocuklarda ve Ergenlerde Öfke Kontrol Sorunları
Tatilin çocuklar için anlamı, eğlenmek, dinlenmek, rahatlamak, anne-baba ile daha bol ve keyifli zaman geçirmektir. Ailece geçirilecek tatilin önemi ! Tatilin çocuklar için anlamı, eğlenmek, dinlenmek, rahatlamak, anne-baba ile daha bol ve keyifli zaman geçirmektir. Yaz tatili gibi uzun bir tatil döneminde çocukların eğlenerek, dinlenerek, enerji depolayarak, hem psikolojik gelişimlerini hem de zihinsel gelişimlerini olumlu etkileyecek bir şekilde geçirmeleri önemlidir. Bunun için tatil aktivitelerinin de bu amaca hizmet etmesi gerekmektedir. Okul dönemi boyunca çocuklar zamanlarının büyük bir bölümünü okulda geçirirler ve bu nedenle anne-babalarıyla ve diğer aile bireyleriyle geçirdikleri zaman çok sınırlıdır. Oysa çocuğun okul yaşantısı kadar ailesiyle birlikte zaman geçirmesi de önemlidir. Çocukların günlük hayatta yaşadıkları problemlerin çözümü aşamasında anne-babalarından psikolojik destek almaya, değer gördüğü, kabul gördüğü, sevildiği bir aileye ait hissetmeye ihtiyaçları vardır. Özellikle de zorluklarla karşılaştığında yaşadığı olumsuz duyguları paylaşması ve kendine uygun çözümler bulabilmesi açısından anne ve babasıyla özel zaman geçirmesinin önemi büyüktür. Bu nedenle de tatil planı yaparken çocuğun ailesiyle ortak aktiviteler yapabileceği, birlikte keyifli vakit geçirebileceği programlar yapılması önemlidir. Ayrıca çocuğun olumlu ve olumsuz duygularını paylaşmasına olanak veren zamanlar geçireceği bir program oluşturmaya dikkat edilmelidir. Okul döneminin içeriği gereği anne-babalar sıklıkla çocukların akademik başarılarıyla ilgili kaygılarını dile getirmekte ve çocuklar ders çalışma ve okul başarısı konusunda sık sık uyarı almaktadırlar. Okul ve okul başarısı genellikle çocuklar için oldukça kaygı vericidir. Anne-babanın çocuğun sadece akademik başarısıyla ilgili olması hem çocuğun kendi sürekli baskı altında hissetmesine neden olmakta hem de anne-babaların çocuklarla ilgili bazı başka özellikleri ve sıkıntıları gözden kaçırmalarına neden olabilmektedir. Tatil dönemi anne-babanın çocuğu daha rahat gözlemlemesi, onunla kaygısız ve keyifli zaman geçirebilmesi, birlikte keyifli ve doyumlu bir ilişki içinde olması için de bir fırsat dönemidir. 3 aylık sürede aile içinde dengeler nasıl gelişir? Kışın yoğunluğu, sürekli bir şeylerin yetiştirilmesi telaşı aile bireylerinin birbirlerinden biraz uzak kalmalarına neden olmaktadır. Okula giden çocukların erken yatmaları ve erken kalkmaları gerekmektedir. Anne-babanın işten gelmesi, yemeğin hazırlanması, çocuğun ödev telaşı, banyo, yatma saati telaşı, erken uyanma, servisi yakalama telaşı derken genellikle aile bireyleri keyifli bir şey için bir araya gelememekte ve tüm aktiviteler görev gibi yapılmaktadır. Okulların kapanması ile birlikte öncelikle zaman kısıtlaması ortadan kalkar. Havaların geç kararması ve ısınması ile bazen eve daha geç gelinir, açık havada birlikte vakit geçirilebilir ve akşamları ödev ve erken yatma gibi bir zorunluluk olmaz. Anne-babanın çocuğu kontrol etme kaygıları azalacağından ilişkiler daha keyifli bir hal alır. Çocuklar ilgi duydukları aktivitelere yönelirler, sevdikleri oyunlar oynarlar; anne babalarından oyun talep etmeye başlarlar. Çocuklar da aileler de başka ailelerle ve arkadaşlarıyla daha fazla vakit geçirme fırsatı bulurlar. Bu nedenle herkes daha keyiflidir. Tatil özellikle hem anne-babanın hem de çocukların sosyal ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için önemli bir dönemdir. Çünkü iş, okul gibi zorunluluklar bazen sosyal yaşamın kısıtlanmasına neden olur ve sosyal yönü zayıf kalan kişiler, hem daha huzursuz ve mutsuz olurlar hem de bu duygularını paylaşma ortamları olamadığı için bazı psikolojik sıkıntılar yaşayabilirler. Tatil döneminde çocuklar okul döneminden farklı olarak hedef olmaktan da çıkarlar. Okul döneminde ister istemez her program ve düzenleme çocukların okul saatine ve ödevlerine göre ayarlanmaktadır. Bu nedenle programdaki aksamalar hep çocuk üzerinden konuşulur. Tatille birlikte çocuklar da aileler de daha rahat olmaya, daha rahat sosyal planlar yapmaya başlarlar. Yaz dönemi Aile için iletişimi güçlendirmek için fırsat dönemi! Ailede iletişim, aile bireylerinin tümünün birbirini anlaması, kendini rahat ve düzgün ifade edebilmesi, olumlu ve olumsuz tüm duyguların konuşulabilmesi ve dolayısıyla yaşanabilecek çatışmaların en aza indirilip etkin bir şekilde çözülebilmesi anlamına gelir. Bir çok ailede bu iletişimin yetersiz olduğu ve bu nedenle sıklıkla yaşandığı, sonuçta da huzursuzlukların, mutsuzlukların, ayrılıkların ve ciddi psikolojik problemlerin yaşanabildiği bilinmektedir. Bu nedenle tüm ailelerin yaz dönemini kendileri için bir fırsat, yenilenme, problemlere çözüm geliştirmek için yeni denemeler yapma dönemi olarak değerlendirmeleri gerekmektedir. Aile içinde okul gibi çok önemli bir gündemin ortadan kalkmış olması ciddi bir rahatlama sağlar. Kışın problemlerini yaza da taşıyıp orada da huzursuzluğu devam ettirmek yerine yeni düzenlemeler yapmak ve birlikte keyifli ve sorunların konuşulabildiği, çözüm önerilerinin getirildiği bir dönem geçirmek gerekmektedir. Toplumumuzda anneler genellikle çocukların her türlü sorunundan sorumludurlar ve bu nedenle çocuklarla anneler arasında daha fazla sorun yaşanır. Anne çok daha fazla kontrol etmek, çok daha fazla uyarmak zorunda kalır. Babalar ise problemler çok büyüdüğünde devreye girerler. Yaz döneminde özellikle birlikte geçirilecek yaz tatillerinde babaların çocuklarla daha yoğun ve etkin zamanlar geçirebilmeleri, onları ilgi ve yetenekleriyle, olumlu ve olumsuz duygularıyla tanıyabilmeleri önemli bir boşluğu dolduracaktır. Hem kız çocuklar için hem de erkek çocuklar için baba ile geçirilen zaman çok önemli ve gereklidir. Problemlerin hep anne aracılığıyla konuşulması ve anne üzerinden çözülmesi, baba ile iletişimin sınırlı kalmasına ve anne ile ilişkilerin de bozulmasına neden olabilmektedir. Ayrıca anne ve babanın değişik problemlere bakış açısı birbirinden farklı olabilir. Çocuğun değişik problem çözme biçimleri konusunda hem anneyi hem babayı model alması kendi özgün kararlarını geliştirebilmesi açısından çok önemlidir. Örneğin sürekli anne ile ilişkide olan ve hep annenin çözümlerini izleyen çocuklar hem anneye çok bağımlı kalmakta hem de dış dünyada kendilerini ortaya koymakta ve problem çözmekte zorluklar yaşayabilmektedirler. Bu nedenle özellikle yaz tatilinde babanın çocukla daha fazla birlikte olması, sorunların çözümü konusunda örnek olması, çocuğun başarılı olduğu alanlarda onu övüp takdir etmesi, bir takım aktiviteleri örneğin spor çocuğuyla birlikte gerçekleştirmesi çok önemlidir. Anne-babalara Öneriler Yazı aile içindeki iletişiminizi yeniden gözden geçirmek için bir fırsat dönemi olarak değerlendirin Çocuğunuza biraz daha esnek bir program hazırlayın. Kış döneminde çok çalıştığını bu nedenle yazın dinlenmeyi, eğlenmeyi ve ilgi duyduğu aktivitelerle ilgilenmeyi hak ettiğini vurgulayın. Birlikte sosyal programlar planlayın. Sevdiğiniz dostlarınızla, arkadaşlarınızla, mümkünse açık havada bir araya gelin ve çocuğunuzun da sevdiği kişilerle ve arkadaşlarıyla vakit geçirmesi için olanak yaratın. Okul döneminde yaşadığı öğrenme ve ders sorunları varsa bunları hafifletmeye yönelik düzenli bir program hazırlayın. Örneğin her gün kısa da olsa okuma-yazma ve akademik konulara yönelik bir çalışma saati olsun. Ancak bu programı yeniden bir baskıya ve sıkıntıya dönüştürmeyin. Günün kalan diğer kısmının birlikte keyifle geçmesine özen gösterin. Keyifli aktiviteleri çalışmanın sonrasına koyarsanız çalışmak için motive edici bir unsur olabilir. Çocuğunuzun oyunlarını dikkatle gözlemleyin; oyun ortamı çocukların kendilerini en iyi ifade ettikleri ortamdır. Onların kaygılarını, sevinçlerini, üzüntülerini, korkularını, oyunlarını gözlemleyerek anlayabilirsiniz. fark ettiğiniz duygularını daha rahat ifade etmeleri için ortam hazırlayın. Olumsuz duyguları için onları yargılamayın, eleştirmeyin. Özellikle kışın çocuklarıyla fazla vakit geçiremeyen babaların yazın bunu telafi etmeleri mümkün olabilir. Çocuğunuzla bol zaman geçirin, onu dinleyin, kendi duygularınızı anlatın. Sizi etkin, problem çözen, gerektiğinde övmeyi bilen, kendisini destekleyen ve zorluklar karşısında yüreklendiren bir baba olarak model alma fırsatı verin. Esprili olun. Çocuklar problemlerin ele alınış biçimi esprili olduğunda problemin çözümüne daha fazla katılırlar. Ancak esprili olmak çocukla veya içinde bulunduğu durumla dalga geçmek şeklinde olmamalıdır. Bunun yerine durumun kendisinden hoş ve esprili bir yan bulmaya çalışılmalıdır. Çocukların davranış problemleri karşısında hemen cezalandırıcı ve uyarıcı olmak yerine davranışa neden olan duygunun ne olduğunu anlamaya çalışın ve bu duyguyu çocukla konuşun. Özellikle kış döneminde anne-babadan fazla ayrı kalan çocuklar birden bire yoğun bir şekilde anne-baba ile bir arada olduklarında tam olarak nasıl ilgi alacaklarını bilemedikleri için bazı davranış problemleri gösterebilirler. Bu tür davranışları birer davranış problemi olarak ele almadan önce onu yeterince dinleyip dinlemediğinizden emin olun. Bazen sürekli yönerge vermek çocuğun duygularını gözden kaçırmamıza neden olabilir. Hazırlayan Belgin Temur Uzman Pedagog Benzer Yazılar
Günümüzde pek çok aile çocukları ergen yaşa geldiklerinde aralarında bir iletişim eksikliği olduğunu - 1542 Son Güncellenme - 1552 Güncelleme - 1552Aile yaşamı, bize ilk duygusal dersleri veren okuldur. Kendimizi nasıl göreceğimizi, başkalarının bizim isteklerimize ne şekilde tepki verebileceklerini, umutları, korkuları nasıl anlayıp ifade edebileceğimizi öğreniriz. Kendi değerimizi veya değersizliğimizi, hayata karşı olan güvenimizi veya güvensizliğimizi çok küçük yaşlarda aile içindeki iletişimden aldığımız derslerle BıyıklıoğluYaşam Koçu – NLP UzmanıGünümüzde pek çok aile çocukları ergen yaşa geldiklerinde aralarında bir iletişim eksikliği olduğunu farkederler. Ancak çoğu aile bunun çocuktan ya da dış faktörlerden kaynaklandığını düşünerek çözümü yanlış yerde arar. Oysa iletişim kurma şeklini ya da kuramamayı bebek yaştan itibaren aile öğretmiştir. Çocuklar da bu davranışın geri bildirimini büyüdükçe aileye vermektedir. Örneğin eleştirinin bir iletişim şekli olduğu ailede çocuklar suçlamayı, utandırılan ve yargılanan çocuklarda kendilerini suçlamayı öğrenirler. Olumlu davranışların dile getirildiği ailelerde ise çocuklar takdir etmeyi dışında ne olursa olsun, okul, tv programları, arkadaşlar, bir Anne-Babanın sürekli ve tutarlı bir şekilde kullandığı nazik sözler ve diğer iletişim şekillerinin önüne geçemez. Ancak ailede zayıf, yetersiz , olumsuz bir iletişim varsa dış faktörler tabii ki öncelik kazanacaktır. Zaten aile de böyle bir durumu çok geç çok sık rastlanan bir örnek, anne-babanın yoğun iş hayatı veya stresli dönemlerinden dolayı, başta çocuğun bilgisayarla vakit geçirmesi ebeveyn tarafından bir avantaj olarak görülürken uzun vadede bilgisayar bağımlısı içine kapanık bir çocuk yaratılabilinmektedir. Olması gereken aile içi iletişimin yerini bilgisayar, zararlı alışkanlıkları olan bir arkadaş, öfke veya uyuşturucu ve aile arasında üç yönlü bir iletişim sözsel ve dokunsal iletişim. Bebek doğduğu andan itibaren bu üç iletişim şekline de açıktır. Özellikle duygusal ve fiziksel temaslar tahmin edilenden çok çocuğun duygusal kayıtlarına geçer. Çocuklarımızla fiziksel temasta bulunmak, okşamak, sarılmak, öpüşmek her zaman bizim doğal halimiz olmalııdır. Bunun için bir sebep aranmamalıdır. Beden dilimizin sevgiyive güveni ifade ediş şekli kullandığımız sözlü iletişimimizle de uyum içinde bilmeleri gereken şey, ağızlarını her açtıklarında farkında olarak veya olmayarak çocuklarına bir şey öğretiyor olduklarıdır. Çocuğun yanında birbirleriyle veye başka birileriyle, yüzyüze ya da telefonla konuşurken, dünyada olup bitenlerle ilgili yorumlar yaparken çocuk tüm sinyalleri almaktadır. Yani sürekli çocuk iletişimin kullandığı konuşma şekli ve inanç sistemleri çocuğun beyninde bilinç altında depolanır. En çok tekrarlananlar çocuklar tarafından bilinçsizce seçilir ve ilgilenmiş gözükmek için sorulan sorular, söylenen sözler duygu yüklü olmadıkları için bir anlam ifade etmez ve bu da çocuklar tarafından gayet iyi bir şekilde algılanır. Bunu ifade edemese bile hissi yaşar ve tanır. Bu arada ebeveyn iletişim kurduğunu düşünerek kendini dönemlerle bunun la bir sorun olarak yüzleşir çünkü çocuk aile ile iletişim kurmaktan kaçarak tepki göz seviyesinde kontak kurarak, dokunarak, duygu yüklü kelimeler kullanarak konuşmak bizim doğal iletişim halimiz olmalı ki sağlıklı ilişkiler kurabilelim. Tabii ki iletişim tek taraflı olmaz. Çocuğumuzu dinlemeyi de bilmeliyiz. Çoğu ebeveyn istediği cevapları almaya odaklanarak çocuklarının ne hissettiklerini ne anlatmaya çalıştıklarını farketmezler. Onları dinlerken içinde bulundukları duygusal durumu anlayarak, empati kurarak dinlemek için çaba harcamalıyız. Dinlenmediğini, anlaşılmadığını düşünen çocuklar iletişim kurmak yerine kaçmayı tercih eder. Çoğu zaman aile bu durumu çocuk kötü bir alışkanlık kazandığında ya da depresyona girdiğinde anlar. Çocukların iletişim kurmaktaki niyeti akıl almak ya da nasihat almak değildir. Anlaşılmak, desteklenmek ve her durumda sevildiğini bilmektir. Anlamanın ve sevginin en iyi ifade ediliş şeklide çocuğun duygusal durumu göz önüne alınarak onu yüzde yüz ki diğer tararaftanda çocuklarımız bizim öğretmenlerimizdir. Aslında çocuklarımızla iyi iletişim kurmaya çalışıken kendimizi değiştiriyor, geliştiriyoruz. Bizi geliştirdikleri için onlara teşekkür etmeliyiz. Teşekkürler minik öğretmenler…
İki kardeş arasındaki iletişimi etkileyen tutum ve davranışları olumlu ve olumsuz olarak guruplandırınız. Sosyal Bilgiler ders kitabı sayfa 15 cevaplarını okuyabilirsiniz. İletişim bazı davranışlardan olumlu ve olumsuz kardeş arasındaki iletişimi etkileyen tutum ve davranışları olumlu ve olumsuz olarak konuşmakSevgi ve saygı içinde dinlemekDikkatle dinlemekOLUMSUZDuymazlıktan gelmekYüzüne bakmamakKaba cevap vermekYüksek ses tonu ile konuşmakTehdit etmekOdayı hızla terk etmekKarşımızdakine fırsat vermeden konuşmakBirbirlerini suçlamakİLAVE AÇIKLAMAİletişim, iletilmek istenen bilginin hem gönderici hem de alıcı tarafından anlaşıldığı ortamda bilginin bir göndericiden bir alıcıya aktarılma sürecidir.
Aile, insanın davranış özelliklerinin temelini attığı ve ilişki kurmayı öğrendiği yerdir. İnsan, ilk sosyal deneyimlerini aile içinde yaşar. Bireyin sevilme, beslenme ve korunma gibi temel gereksinimleri yaşamın ilk yıllarında yeterli bir şekilde karşılanır ise bireyde temel güven duygusu oluşumu sağlıklı bir şekilde başlar. Diğer bir yandan kucağa alınıp sevilmeyen, ilgilenilmeyen, iletişim sağlanmayan ve birlikte oyun kurulmayan çocuk ise “Ben değersizim” şeklinde bir çıkarım yapar ve temel güvensizlik duygusu geliştirir. Çocuğun gelecekte kendine ve dünyaya nasıl bakacağının temelleri, büyük ölçüde yaşamın ilk yılında yaşadığı bu tür etkileşimlerin kalitesiyle belirlenmektedir. Çocuklar duygu ve düşüncelerini değiştirmeden ve olduğu gibi paylaşırlar fakat ebeveynleri tarafından “öyle denmez, sus, ayıp” denilerek azarlanıp, susturulan çocuk, gerçekleri söylemenin kendine zarar verdiğini görerek duygularını gizlemeyi öğrenir. Böylece çocuk insan ilişkilerinde içtenlikten uzaklaşır. Çocuklarının her davranışı için eleştiren, kınayan, onların duygu ve düşüncelerini önemsemeyen, küçümseyen, düşüncelerini ve davranışlarını denetimleri altında bulundurmak isteyen ebeveynler; tedirgin, kendine güvenmeyen ve özsaygısı az bireyler yetiştirirler. Çocuğunu duygu ve düşüncelerini ifade etmesi için uygun zemin sağlayan, cesaretlendiren, ifade ettiği duygulardan dolayı onu yargılamayan ebeveynler; özsaygısı yüksek, kendine güvenen, girişken ve insan ilişkilerinde başarılı bireyler yetiştirirler. Aile içindeki tutum ve davranışlar, genelde aile içindeki kurallar ile şekillenir. Özellikle ailenin duygularla ilgili kuralları önemlidir. Ailedeki bireylerin üzerinde konuşabildiği ve konuşamadığı noktalar, iletişimde kendini ifade ediş biçimleri ve kurallarının varlığı ya da yokluğu, aile içi iletişimi ve dolayısıyla ailenin işlevlerini etkilemektedir. Bunun sonucunda, aile düzeni içinde bir döngü oluşur. Aile üyelerinin herhangi birinin davranışlarındaki bir değişiklik, ailedeki diğer kişilerin davranışlarını etkiler. Aile sisteminde aile üyelerinden her biri, bir diğerlerinin davranışlarını denetlemeye ve yönetmeye çalışır. Burada aile sistemindeki iki özelliğe dikkat edilmesi gerekir. İlki, aile üyelerinden birisinin davranışlarındaki bir değişiklik, ya da davranışın belirli bir sınırı aştığı zaman diğer aile üyelerinin buna tepki göstermesidir. İkincisi ise, aile üyelerinin her birinin yönetici durumunda olması, onları belirli durumlarda birbirlerine karşı güç̧ savaşına girmeye zorlayabilir. Anne babalar çocuklarını büyütürken bir yandan psiko-sosyal gelişimleri için gerekli bilgileri kazandırır, diğer taraftan da doğal ve sosyal gerçekleri öğretirler. Bu nedenle ailenin işlevleri sağlıklı olarak yerine getirmesinde aile içi iletişim oldukça büyük bir önem kazanmaktadır. Teknolojinin hayatımızın merkezine girmesiyle birlikte çoğu ailede, aile bireyleri arasındaki etkileşim ne yazık ki olumsuz yönde etkilenmiştir. Oysa aile içerisindeki iletişim örnekleri, çocuklar için gelecek davranışının temellerini oluşturur. Bütünlük psikolojisi, insan ile çevresini bir bütünlük içerisinde görür ve davranışı insan ile çevresinin etkileşiminin ürünü olarak görür. Bu nedenle aile içerisindeki her bir bireyin etkileşimi ailenin temel döngüsünü olumlu/olumsuz yönde etkiler. Aile içi iletişimin sağlıklı olabilmesi adına dikkat edilmesi gereken konular şunlardır• İki yönlü iletişimAile içinde aile bireyleri arasındaki iletişim çift yönlü olmalıdır. Ebeveynin çocuğa ya da eşlerin birinin diğerine sürekli olarak “direktif” verdiği, bir tarafın sürekli aktif olarak anlattığı, diğer tarafın her zaman pasif bir dinleyici olarak kaldığı bir iletişim ortamı hem ebeveynler hem de çocuklar için sağlıksız ilişkilere zemin saygıyı koruyucu iletişimİnsanın benliğine duyduğu saygı, öz saygı olarak tanımlanabilir ve benlik saygısı diğer bireylerle etkileşim sırasında olumlu/olumsuz yönde etkilenebilir. İletişimde kullanılan dil, her alanda olduğu gibi aile içerisinde de çok önemlidir. Özellikle çocuklar ile iletişimde kullanılan dil, olay ya da bağlam fark etmeksizin özenle seçilmiş kelimelerden oluşmalıdır.• Birbiriyle çelişen ve açık olmayan mesajlarİletişimde birbiri ile çelişen ve yeteri kadar anlaşılır olmayan mesajlar aile içinde güvensizlik yaratabilir. Sözel ve sözel olmayan iletişim kanallarımızın birbirini destekler nitelikte olması özellikle çocuk gelişiminde büyük önem taşımaktadır. Çocuğa sevgimizi sözel olarak ifade ederken bunu davranışsal ya da gözlenebilir boyutta yansıtamadığımız durumda çocuk ikilemde kalabilir, sözel olarak ifade ettiğimiz sevgimizi işlerken zorluk yaşayabilir. Diğer bir yandan söylem ve davranışlarımız arasındaki uyum da vermek istediğimiz mesajı güçlendirir. Örneğin çocuğunuza sürekli “yalan söylemek kötüdür” derken, size gelmek üzere yolda olan bir kişiye çocuğunuzun yanında “ne yazık ki ben evde değilim” dediğinizde çocuk söyleminizden önce davranışınızın doğru olduğunu öngörebilir ya da bir karmaşa yaşayabilir.• Çocuklarla konuşurken kullanılan dilÇocuklarla konuşurken onların yaş ve gelişim düzeylerine uygun kelimeler seçilmeli anlamlandıramayacağı ifadelerden ve soyut kavramlardan kaçınılmalıdır. Çocuğa “yaramazlık yapma, uslu dur” gibi davranışı tanımlamayan, içerik hakkında bilgi vermeyen ve kendini etiketleyebileceği kelimeler kullanmak yerine, çocuğun anlayabileceği bir şekilde istenen/istenmeyen durum tasvir edilmelidir. Genel yönerge verdiğimiz durumlarda ise davranışın sonucunun neler olabileceğini ona sormak, neden sonuç ilişkisini kurgulayabilmesi adına önemlidir. Örneğin çatal elindeyken hareket halinde olan bir çocuğa “Bırak o çatalı.” gibi bir anlık yönerge vermektense “Çatal elindeyken koşmamalısın. Sence neden?” gibi bir yaklaşımla daha genel bir öğreti sağlanabilir.• Duyguların ifade edilmesiAile içerisinde, insani ilişkinin var olduğu her ortamdaki gibi, yoğunlukları ve duyguları farklı birçok olay yaşanmaktadır. Önemli olan bu duyguları zamanında ve doğru şekilde ifade etmektir. Bir çocuğun duyguları tanıması ve tanımlayabilmesi, hem çocukluk çağında hem de yetişkinlik evresinde benliğini ve duygularını doğru aktarabilmesi ve dolayısıyla da doyum sağlayabilmesi adına çok önemlidir. Diğer bir yandan duyguların doğru anda ve doğru şekilde ifade edilişi ve buna tanık olmak çoğunlukla çocukta istenen davranış değişikliğini sağlar.• Sınır KoymakÇocuklar gelişimlerini yönlendirecek olan sınırlara ihtiyaç duyarlar. Anlaşılır, kesin ve etkili sınır koymak çocukların gelişimlerine olumlu etki edeceği gibi aile içi iletişime de katkıda bulunmaktadır. Çocuklar ailenin kurallarını, ebeveynlerinin esneklik payını, mevcut durumda durdukları yeri, ne kadar ileri gidebileceklerini ve ileri gittiklerinde hangi sonuçlarla karşılaşabileceklerini bilmek isterler. Ailenin koyduğu sınırlar öğrenme ve keşfetme sürecinde çok önemli bir etkiye sahiptir. Sınır koyarken vermek istediğimiz mesajı çocuğun davranışları üzerinde vermemiz önemlidir. Konuşurken sakin bir ses tonuyla konuşmalı, kararlı ve tutarlı olunmalıdır. Unutmayın ki, sağlıklı sınırlar geliştirmek kişinin ileride kendini daha gerçekçi konumlandırmasını ve çok daha sağlıklı ilişkiler geliştirmesini Damar Çocuk Gelişimi ve EğitimcisiKaynakça • Yıldız, S. A. 2006 EBEVEYNİN SORUN ÇÖZME BECERİSİNİ GELİȘTİRMEYE YÖNELİK DENEYSEL BİR ÇALIȘM EBEVEYNİN SORUN ÇÖZME BECERİSİNİ GELİȘTİRMEYE YÖNELİK DENEYSEL BİR ÇALIȘMA Ü. Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Dergisi Yıl 2006, Sayı 24, Sayfa 231-244 • Yılmaz, M., Balcı, S. Çocukları Anaokuluna Devam Eden Annelere Verilen İİletişim Becerileri Eğitiminin Ailenin İşlevlerine Etkisi Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi Cilt2 Sayı14
aile içi olumlu ve olumsuz iletişim örnekleri